Ana Sayfa | Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfası Yap | Reklam & İletişim
Anasayfa Turkiye
Türkçe | English
Ana Sayfa | Nasıl Gidilir? | FORUM | Toplama Bilgisayar | TOPLU SMS | Şeyh Müslihittin Türbesi | İnsuyu-Yer altı suyu | Mağaralar | İletişim
6 Eylül 2010 Pazartesi
Ana Sayfa
Nasıl Gidilir?
RADYO & SOHBET
FORUM
SÜTÇÜLER NEREDE KALINIR
Adada Antik Kent
Kocaköy
ISPARTA TURİZM ÇEŞİTLERİ
Seferağa camii
Asar kalesi kalıntıları
Sığırlık Kalesi kalıntıları
Sütçüler
SAİNT PAUL YÜRÜYÜŞ YOLU
Toplama Bilgisayar
Yazılıkaya kanyonu
ÇANDIR VE KARACAÖREN Barajı
Alabalık tesisleri
Tota,yaylası ve İçmeler
Köprüçay kanyonu
Sur kalıntıları

ISPARTA TURİZM ÇEŞİTLERİ

ISPARTA TURİZM ÇEŞİTLERİ..

 

 

Alternatif Turizm Faliyetleri
     a) Yayla Turizmi: Yükseklikleri yer yer 3000 metreyi bulan dağlarla çevrili bölge adeta Akdeniz Bölgesi’nin damı niteliğindedir ve yayla turizmi için gerekli olan bir potansiyele sahiptir. Eğirdir ve yöresi Toroslar’ın kuzeye bakan yamaçlarında birçok özelliği olan dağ, yayla ve vadilerle çevrilidir. Bu yamaçlar yer yer sık ve çeşitli ağaçların donattığı ormanlarla kaplıdırlar. Yazın serin havaları ve soğuk pınarları ile kışın ise tatlı meyilleri ve yöreye göre uzun sayılabilecek karlı görünümleri ile doğayı sevenler için oldukça ilgi çekici yerlerdir.



Eğirdir sınırları dahilinde Kurucaoluk, Camili, Belova ve Belkuyu Yaylaları önemli yaylalardır. Ancak bölgenin önde gelen diğer başlıca yaylaları da şunlardır : Tota, Söğüt ve Zengi ve Sorgun yaylalarıdır.

b) Safari: Halen ilde jeep safarisi dönüşümlü olarak yapılmaktadır.

Jeep Safari Parkurları 1. Eğirdir-Kovada Gölü Milli Parkı-Çandır Kanyonu (60 km)
2. Eğirdir-Yılanlı Köyü-Aksu Sorgun Yaylası (40 km)
3. Eğirdir-Yılanlı Köyü-Aksu-Yakaavşar-Pınargözü Mağarası (85 km)
4. Eğirdir-Akpınar Köyü-Eğirdir Sivrisi Prostanna Antik Kenti (8 km)
5. Eğirdir-Yukarıgökdere Köyü-Kasnak Meşesi Milli Parkı (28 km)
6. Eğirdir-Bedre Koyu-Barla-Kaya Mezarları (Hoyran gölü alanı) (95 km)
7. Antalya-Beşkonak-Kesme-Kasımlar-Aksu-Eğirdir (180 km)
8. Eğirdir - Kovada I Hidroelektrik santrali - Aşağı Gökdere Orman Yolu,
Su Çatı Altınbaş Su Fabrikası - Kovada Gölü üzerinden Eğirdir. (80 km)
9. Eğirdir - Isparta - Gelincik Köyü - Teke Sarayı - İnsuyu Mağarası
-Sagalassos Antik Kenti -Isparta Parkuru (200 km.)
10. Isparta - Çukurköy - Kapıkayası Antik Kenti (60 km)


c) Kamp-Karavan Turizmi: Bölgenin doğal değerleri, araba ve karavan ile seyahat eden turistler için önemli bir tercih sebebidir. Ancak, yörede çok basit şekilde düzenlenmiş kamping sahaları olmakla beraber bunların sayıları ve hizmet düzeyleri yeterli değildir. Az bir yatırımla geliştirilecek kampingler, yörenin tanınması ve turistlerin bölgeye daha sık gelmelerine yardımcı olacaktır. Özellikle Eğirdir ve Beyşehir Gölleri kıyılarında daha organize şekilde düzenleme çalışmaları sürdürülmektedir. Kamping sahaları ayrıca, civardaki yaylalarda, ormanlık sahalarda kamp ve karavan turizmine cevap verebilecek turistik mahalleler de vardır. Bu alanlarda nitelikli, standartlara uygun sağlam bir alt yapıya sahip kamp alanlarının kurulması ile kamp ve karavan turizmi hızla gelişecektir. Bu çalışmalarda öncelikle Orman Bölge Müdürlüğü tarafından kurulmuş olan orman içi dinlenme ve kamping sahaları ele alınmaktadır.



Eğirdir Bedre Koyu Özel İdare Tesisleri, Eğirdir Altınkum Plaj Kamping Tesisleri (Mavi bayraklı), Eğirdir Can Ada, Eğirdir Kovada Milli Parkı içerisinde kamp yapılabilir. Çandır Yazılı Kanyon girişinde ve Gölcük Gölü Turizm Merkezi ve Kızıldağ Milli Park alanları kamp ve karavan turizmine açıktır.

d) Av Turizmi: Bölgenin engebeli bir topoğrafya ve zengin bir bitki örtüsüne sahip olması yörede çeşitli yabani av hayvanlarının barınmasına imkan vermektedir. Fakat özellikle mahalli avcılarca usulsüz ve zamansız avlanmalar nedeniyle yörede doğal denge bozulmaktadır. Yöredeki av hayvanlarının sayısında azalma gözlenmektedir. Bu sebepten dolayı kara avcılığında, Eğirdir ve yakın çevresi bugün için geniş imkanlara sahip değildir. Ancak hâlâ civardaki orman, yayla ve ovalarda mevsimine göre tilki, keklik, tavşan, yaban domuzu, ördek, kaz, kurt, çakal gibi av hayvanları bulunmaktadır. Eğirdir Gölü’nün kuzeyinde kalan bölümü Hoyran Gölü adını taşır. Hoyran Gölü besin maddeleri bakımından daha zengin, sığ ve yer yer geniş sazlıklarla kaplıdır. Bu özellikler kuş varlığı açısından çok önemlidir. Kış aylarında ortalama otuz bin civarında su kuşunun bu bölümde barınıyor olması kara avcılığı açısından ayrı bir potansiyel oluşturmaktadır.

Bölgede av turizmi açısından her ne kadar kara avcılığı sınırlı imkanlara sahipse de Eğirdir, Kovada Gölleri'nde ve yaylalarda bulunan akarsu membalarında sportif olta balıkçılığının geliştirilmesi mümkün görülmektedir. Sportif olta balıkçılığı, pek çok ülkede aktif bir turizm türüdür. Kara avcılığının yörede daha organize şekilde yapılabilmesi için, civardaki ormanlık alanlarda yeni avlanma sahalarının tespit edilmesi, bu alanlarda av için hayvan türlerinin yetiştirilmesi, avlanma zamanlarının tespit edilerek, içte ve dışta av organizasyonları tanıtım faaliyetlerinin yapılması gerekmektedir.

e) Göl Turizmi: Göller Bölgesinin merkezi konumunda olan Eğirdir ilçesi için göl turizminden bahsetmek doğal olmalıdır. Çünkü dünyanın pek çok ülkesinde doğal göl ve yapay göller pek çok turistlik aktivitenin oluşturulduğu yerler olarak değerlendirilmektedir.





Eğirdir uzun süreden beri turistlerin rağbet ettiği bir beldedir. Bölgedeki sınırlı sayıdaki otel ve pansiyonlar turizm mevsiminde dolmaktadır. Ancak, mevcut tesislerin sayı ve nitelik olarak sınırlı olması nedeni ile mevcut potansiyelden yeterince yararlanıldığı söylenemez. Yörede ulaşım imkanlarının devamlı gelişmesi ve 1997 yılında Isparta Havaalanı’nın devreye girmiş olması yöredeki turizmin canlanmasına imkan sağlamaktadır.

Eko Turizmi
     Ekolojik turistlerin tümünün motivasyon skorlarının ortalaması genel nüfusa oranla daha yüksektir. Bu da ekolojik turist nüfusunun daha sağlam seyahat motivasyonlarına sahip olduğunu göstermektedir. Bu grubun, seyahatlerinde ne isteyip istemedikleri hakkında kesin fikirleri olan, kendilerini seyahat etmeye adamış insanlar oldukları söylenebilir. Ekolojik turistlerin en çok ilgisini çekenler, vahşi hayat, su, dağ, park ve kırlık yerler gibi atraksiyon motivasyonlarıdır. Toplumsal motivasyonlar içinde de fiziksel aktivite, yeni yaşam tarzları, benzer ilgi alanlarına sahip insanlarla tanışma, macera yaşama ve mümkün olduğunca çok şey görebilme gibi konularla ilgilenirler. Ekolojik turistleri ilgilendiren canlı özellikler önem sırasına göre şunlardır: Tropik ormanlar, kuşlar, ağaçlar, yabani çiçekler ve memeli hayvanlar.



a) Kuş Gözlemciliği: Kovada Gölü Milli Parkı, Kasnak Meşesi Tabiatı Koruma Alanı, Çandır-Baraj çevresi, Eğirdir Gölü Hoyran kısmı, Burdur Gölü’nün Keçiborlu ilçesi sınırları, Beyşehir Gölü’nün Yenişarbademli ve Ş.Karaağaç ilçelerini kapsayan alanlar kuş gözlemciliği için elverişli olup, her yıl bu bölgelere genellikle İngiltere ve Fransa’dan kuş gözlemcileri gelmektedir. Eğirdir Gölü, bölgede kışlayan küçük karabatak, macar ördeği, elmabaş patka, tepeli patka, sakarmeke ile Önemli Kuş Alanı (ÖKA) statüsü kazanmıştır. Özellikle Burdur Gölü, soyu dünya çapında tehlike altında olan dikkuyruklar için önemli kışlama alanıdır. Bu türün dışında kara boyunlu batağan, angıt, macar ördeği, elmabaş patka, tepeli patka, sakarmeke diğer önemli kuş türleridir. Ayrıca Mahmuzlu kızkuşu da Burdur Gölü çevresinde kuluçkaya yatmaktadır. Beyşehir Gölü’de ise macar ördeği, elmabaş patka ve sakarmekenin bulunması sebebiyle Önemli Kuş Alanı (ÖKA) statüsü kazanmaktadır.

b) Endemik Bitki Gözlemciliği: İlde endemik bitki gözlemciliği Kasnak Meşesi Tabiatı Koruma Alanı, Kovada Gölü Milli Parkı Alanı, Dedegül Dağları etekleri, Çandır Yazılı Kanyon Tabiat Koruma Alanı, Sarpdağ etekleri, Çandır Söğüt Yaylası'nda yapılmaktadır.











c) Foto Safari: Kovada Milli Parkı, Sütçüler Çandır Yazılı Kanyon Tabiat Parkı, Eğirdir Yukarıgökdere Köyü Kasnak Meşesi Tabiatı Koruma Alanı, Eğirdir Akpınar Köyü, Yalvaç Men Tapınağı, Yalvaç Pisidia Antiocheia'sı, Yalvaç Aşağı Tırtar Köyü Kaya Mezarları, Hoyran Gölü, Şarkikaraağaç Kızıldağ Milli Parkı, Yenişarbademli Melikler Yaylası, Sütçüler Tota Yaylası foto safari için tercih edilen alanlardır.





d) Trekking Parkurları: *Eğirdir-Akpınar Köyü (8 km.)
*Eğirdir-Oluklacı Yaylası ( 5 km.)
*Yukarı Gökdere Köyü-Kasnak Meşesi Tabiatı
*Koruma Alanı (10 km.)
*Yukarı Gökdere Yol Çatı-Kovada Gölü Milli Parkı (10 km.)
*Kovada Gölü Çevresi
*Aşağı Gökdere,-Arbeterum (Ağaç Müzesi) - Su Çatı- Gökbüvet Kanyon-
Çandır Yazılı Kanyon (30 km) kamplı
*Sütçüler Batı İstikameti-Roma Harabeleri
*Söğüt Yaylası-Yangın Kulesi-Akçal Tepesi
*Aksu Zindan Mağarası-Aksu İlçe Merkezi (3 km.)
*Yakaören köyü-Gelincik Tepesi
*Eğirdir-Bedre plajı-Altınkum plaj tesisleri (8 km.)
*Kasımlar-Fındık Kesme (kamplı)
*Kesme-Asarcık-Çukurca (kamplı, 5 km.)


Doğanın sunduğu eşsiz güzellikler de düşünülerek, Isparta ve Eğirdir Merkezleri konaklama yeri olarak seçilmek kaydıyla bölgeye gelebilecek olan seyahat acentelerine önerilebilecek dört günlük bir tur parkuru şöyledir:
I. gün:

08:30 Otelden ayrılış- Çandır yazılı kanyona hareket Kovada Gölünde fotoğraf molası
12:00 Kanyona varış ve gezi
14:00 Alabalık Restoranda yemek
15:00 Sütçüler’e hareket - Alışveriş molası ( Kekik reçeli ve kekik çayı)
17:00 Adada Antik kenti gezisi ve dönüş


II. gün:

08:30 Yalvaç’a hareket Karabağlar mevkiinden adalar ve göl manzaralı fotoğraf molası 11:30 Yalvaç’a varış müze gezisi ve öğle yemeği13:00Kent gezisi 15:30 Hayran gölü üzerinden dönüş Boyalı mevkiinde fotoğraf molası 16.30 Otele varış

III.gün:

08:30 Sagalassos antik kentine hareket09:00Gölcük krater gölü gezisi 10:00 İnsuyu mağarası gezisi12:30 Ağlasun’a varış ve öğle yemeği 13:30 Kente varış ve gezi 16:00 Isparta’ya dönüş

IV.gün:

08:30 Otelden ayrılış - Aksu’ya hareket 09:30 Zindan mağarasına varış ve gezi 11:00 Pınargözü mağarasına hareket 12:30 Pınargözü’nde piknik 14:30 Beyşehir Gölü Kubadabat Sarayı gezisi 16:00 Kızıldağ milli parkı gezisi 17:00 Geriye dönüş

e) Oryantiring: Harita, pusula kullanılarak doğada hedef bulma spor dalıdır. Bölgede Gölcük Gölü ve çevresi, Kovada Milli Parkı alanı ve çevresi, Kasnak meşesi alanı, Davras Dağ Kış Sporları Merkezi ve çevresi, Çandır Yazılı Kanyonu Tabiat Koruma Alanı ve çevresi, Eğirdir Sivri Dağı Akpınar Köyü ve Prostanna Antik şehri ve çevresi bölgenin en ideal onyantiring yapılabilir alanlarıdır.



f) Skuba: Skuba su altı gözlemciliğidir. Eğirdir Gölünde seyahat acentelerinin programları doğrultusunda su altı gözlemciliği yapılmaktadır.



g) Absailing: Bölgede kaya tırmanışı dışında Kanyon ve kayalık bölgelerden iple iniş faaliyeti yapılmaktadır. Çandır Yazılı Kanyonunda, Eğirdir Sivri Dağında, Kovada Milli Parkında günübirlik turlarla, bir program dahilinde, genellikle pansiyon işletmecileri tarafından organize edilerek yapılmaktadır.
Turizm Amaçlı Sportif Faaliyetler
     a) Dağ Turizmi: Yörenin dağlık bir yapıya sahip olması diğer turizm çeşitleri kadar dağ turizminin de tercih edilmesine neden olmaktadır. Yörede dağcılık sporuna gönül verenlerin değişik rota ve parkurlar kullanarak zirve yapabilecekleri Davras, Barla, Dedegül, Akdağ, Sarpdağı, Bozburun ve Eğirdir Sivrisi dağları bulunmaktadır. Bu yerler hakkında geniş bilgiler Spor Bölümünde ele alınmıştır.



Isparta bölgesinde dağ ve doğa sporları konusunda faaliyet gösteren ETUDOSD Derneği bölge hakkında bilgi alınabilen bir sivil toplum örgütüdür.



b) Yamaç Paraşütçülüğü: Isparta’da Single ve Tandem uçuşları şeklinde yamaç paraşütçülüğünün yapıldığı elverişli alanlar bulunmaktadır. Bu maksatla çevre illerden Isparta’nın değişik yerlerine gelen hava sporcuları her geçen gün artmaktadır. Yamaç paraşütçülüğünün yapıldığı yer ve alanlar hakkında bilgiler Spor Bölümünde verilmiştir.

c) Kış Turizmi: Davras Kış Sporları Turizm Merkezi dağcılık sporuna gönül verenlerin yeni gözde mekanıdır. Doğal dokunun yumuşaklığı ve mükemmel kar kalitesi ile amatör kayakçılara tehlikesiz rotalar, profesyonel kayakçılara ise gönüllerince kayabilecekleri 4 km.ye ulaşan benzersiz parkurlar sunmaktadır. Kayak merkezinde 300 m uzunluğunda mekanik 1 adet bayb-lift, saatte 1000 kişi taşıyabilen 1211 m. uzunluğundaki telesiyej ve 624 m. uzunluğunda T.bar ile Eğirdir Gölü’nün doyumsuz manzarasını izlemek mümkündür. 8 dakikada ulaşılan dağ evi kafeteryasında dinlendikten sonra, Kuzey Disiplini, Alp Diplisini, Tur kayağı, Snow Board, Dağcılık, Botanik Gözlemciliği ya da Trekking aktivitelerini yapma imkanı bulunmaktadır.





Davras Kış Sporları Turizm Merkezi Isparta il merkezine 26 km., Antalya il merkezine, 154 km., Süleyman Demirel Hava Limanı'na ise 58 km. uzaklıkta olup, ulaşım problemi olmayan bir turizm yeridir. Gerek günübirlik turlar, gerekse uzun süreli tatilciler için konaklama tesisleri bulunmaktadır. Kayak merkezinde 50 yatak kapasiteli ve 150 kişilik lokantanın bulunduğu modern tesislerin yanı sıra il merkezi ve Eğirdir ilçesinde toplam 600 yatak kapasiteli otellerden faydalanmak da mümkündür.



d) Mağara Turizmi: Orta Toroslar’ın batısında yer alan Isparta Bölgesi, mağara oluşumu bakımından ülkemizin en yoğun illeri arasında yer alır. Bu bölge jeolojik zamanlarda geçirmiş olduğu yer hareketleri sonucunda kıvrımlı ve kırıklı bir yapı kazanmıştır. Isparta yöresinde, geniş bir alanda yüzeyleyen Mezozoik yaşlı kireç taşları mağara gelişimine en uygun birimleri oluşturmaktadır.

MTA Genel Müdürlüğü, Isparta il sınırları içinde 28 adet mağaranın etüdünü yapmıştır. Bunların içerisinde; Zindan Mağarası'nın mimari projesi çizilerek turizme açılmıştır. Ayrıca, 3 adet mağaranın da mimari projesi tamamlanmış olup, turizme açılması planlanmaktadır.

1. Pınargözü Mağarası: Yenişarbademli ilçesine 8 km uzaklıkta, Çaydere ormanlarının içinde bulunan ve Jura-Kretase yaşlı kireç taşlarından oluşan bir fay üzerinde gelişmiş aktif bir mağaradır. İçerisinden debisi 7 lt/sn olan büyük bir kaynak çıkmaktadır. Ayrıca mağaranın içerisinde bir çok sifon ve büyük çağlayan vardır. Bu mağaranın 1995 yılına kadar yapılan uzun süreli araştırmalarla 16 km.lik bölümü ölçülmüş ancak sonuna kadar henüz ulaşılamamıştır. Belirlenen son nokta girişten +660 m. yukarıdadır. Bu yükseklik ülkemizde ölçülen en büyük yüksekliktir. Mağaranın içinde değişik büyüklükte gölcükler, şelaleler, damlataş havuzları ve her türden damlataş birikimleri geniş yer kaplamaktadırlar. Girişte ise saatte hızı 150-160 km. olan şiddetli bir rüzgar vardır. Pınargözü mağarasının uzunluğu, girişe göre yüksekliği, su sıcaklığı (3-4 0C) ve rüzgar hızı bakımından Türkiye'nin en büyük mağarasıdır. Turizm açısından Avrupa'nın en uzun mağarası olarak da kabul edilmektedir. Bu mağaranın etüdü yapıldığı takdirde ülke turizmine katkısı büyük olacaktır. Ayrıca Keldağ mevkiinde Güllü Mağarası da tespit edilmiştir.



2. Zindan Mağarası: Aksu ilçesinin 2 km. kuzeydoğusunda, Aksu Çayı vadisinde yer almaktadır. Toplam uzunluğu 760 m.dir. 1968 yılında yapılan araştırmalara göre mağaranın uzunluğu 1150 m.dir. İçerisinde yaz-kış aylarında devamlı olarak akan küçük bir dere vardır. Bu dere Romalılar tarafından yapılan bir su kanalı ile derin olarak açılmış havuzlara boşalımı sağlanmıştır. Zindan Mağarası’nın en büyük özelliği tarihi dönemlerde kullanılmış olmasıdır. Mağaranın önünde Tanrı Eurymedon adına yapılan kutsal açık hava mabedinin kalıntıları görülmektedir. Geç Roma veya erken Bizans dönemlerinde buranın ağzı kapatılarak bir nevi sığınak ve ibadet yeri olarak kullanılmıştır. Ayrıca mağaranın giriş kısmında tabana döşenmiş mozaik bulunmaktadır. Mağaranın önündeki köprünün kilit taşı üzerine Tanrı Eurymedon'un kabartması işlenmiştir. Zindan Mağarası MTA Genel Müdürlüğü tarafından mimari projesi hazırlanarak turizme açılması sağlanmıştır. Halen mağarada kazı, mağara içi ve dışı çevre düzenlenmesi ve ışıklandırma çalışmaları devam etmektedir. Mağara doğal ve arkeolojik SİT alanı olarak tescil edilmiştir.





3. Gümüş İni Mağarası: Aksu İlçesinin Yayla Deresi mevkiindedir. Uzunluğu 201 m.dir. Mağaranın içi damlataş oluşumları, düdenler ve küçük havuzlarla süslüdür. Kuru bir mağaradır. Evcil hayvanlar için iyi bir barınak olarak kullanılabilir. Bunun dışında gerektiğinde sığınak olarak da kullanmaya elverişlidir.

4. Erenler Mağarası: Aksu ilçesi Havutlu Köyü Erenler Tepe'dedir. Uzunluğu 57 m.dir. Kuru bir mağaradır. İçerisinde bol damlataş oluşumların bulunması nedeniyle gelecekte turizme açılabilecek özelliktedir.

5. Cıv Mağarası: Aksu ilçesinin doğusunda, Kızıldağın kuzeybatısında, Çayır Yaylası’nda bulunur. Düden konumunda gelişmiş dikey bir mağaradır. Basamaklar halinde -240 m.ye kadar derinliğe inilebilmekte olup, Isparta'nın en derin mağarasıdır. İçerisi her türden damlataşlar ile kaplı olan mağarada değişik büyüklükte gölcükler bulunmaktadır.

6. Kuz Mağarası: Sütçüler ilçesi, Kesme Kasabası, Asar Tepe mevkiinde Köprüçay Kanyonu’nun aynasında bulunmaktadır. Kesme kasabasına 4 km. uzaklıktadır. Kretesa yaşlı kireçtaşları içerisindeki kırık üzerinde gelişmiştir. Toplam uzunluğu 224 m.dir. Mağaranın girişi Köprüçayı Kanyonu’nun 90 derece dik yamacındadır. Dar girişten sonra mağara ana galeriden oluşmaktadır. Her iki bölümde damlataş (sarkıt-dikit) oluşumları bakımından çok zengindir. Kuru bir mağaradır. Girişe göre derinliği -18 m. olan ve bütünüyle fosilleşen mağara Köprüçay’ın derine gömülmesi sonucu ortaya çıkmıştır. İçerisinde uzunlukları 15-20 m.yi bulan dev sarkıt ve dikitlerle kaplı olan Kuz Mağarası, bölgenin en güzel mağarasıdır. MTA Genel Müdürlüğü tarafından 1996 yılında mimari projesi çizilmiştir. Turizme açılma çalışmaları sürdürülmektedir. Ayrıca Kesme kasabası çevresinde etüdü yapılmamış onbeşin üzerinde mağara mevcuttur.

7. Kadı Deliği Mağarası: Çandır Köyü'nün 8 km. uzaklıkta Kartalbaşı Tepesi'nin kuzeyindedir. Uzunluğu 81 m.dir. Dar bir ağızdan dik bir inişle girilebilir. Mağara içinde ısı 17 0C’dir ve nemi %75'tir. Ulaşım imkanları sağlandığı zaman turizme açılabilir.

8. Karataş Mağarası: Yenişarbademli batısındaki Pınargözü Mağarası'nın yakınında Dedegöl Dağı'nda bulunan Karataş İn'i kireçtaşlarında, bir fay hattı üzerinde dikey olarak gelişmiştir. Düden konumunda olan ve bütünüyle fosilleşen mağaranın derinliği -112 m.dir. Daha aşağı seviyede ve doğrultuda bulunan Pınargözü Mağarası ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Oldukça fazla hava sirkülasyonu vardır.

9. Ayı İni Mağarası: Sultan Dağları’nda, Yalvaç'tan kuş uçuşu 10 km kuzeydoğusunda Nazilli Dere'nin yukarı bölümünde yer alır. Toplam uzunluğu 407 m olup Karbonifer yaşlı kireçtaşlarında gelişmiştir. Yağışlı dönemlerde tavan ve yan kenarlardan önemli oranda su girişi vardır. Ayı İni Romalılar ve Bizanslılar tarafından sığınak olarak kullanılmıştır. İçerisinde yer yer 6 m.yi bulan 5-6 adet su depolamaya yarayan küçük bentler ve sarnıçlar vardır. Mağara kırık sistemleri boyunca bir kaç kolda, kısmen de üst üste kollar biçiminde gelişmiştir. Mağaranın sonuna doğru üst bölümü oluşturan galeri sarkıt ve dikit bakımından oldukça zengindir. Ayı İni Mağarası hem içinin doğal güzelliği hem de içindeki tarihi sarnıçlar, su bentleri nedeniyle turistik yönden ilginç bir mağaradır. MTA Genel Müdürlüğü tarafından mimari projesi 1996 yılı hazırlanmış bu yıl turizme açılması çalışmaları sürdürülmektedir.

Ayrıca Yalvaç ilçesine bağlı Dedeçam Köyü yakınında Akar-Donar Mağara, Kozluçay Kasabası Sugeçidi Deresi'nde bulunan Değirmenönü Mağarası'nın etütleri yapılmıştır. Bu söz konusu mağaralarının turizm açısından önemi yoktur.

10. İnönü Mağarası: Eğirdir ilçesi, Sarıidris kasabasının 15 km. güneyindeki İnönü Tepesi'nde bulunur. Girişe yakın kısımlarda toprağa gömülü olarak çok sayıda iskelet parçaları bulunur. Toplam uzunluğu 227 m.dir. Girişten itibaren dar kollar halinde ve yatay bir şekilde gelişmiştir. Sadece giriş bir kısmında dar bir salon şeklinde geniş bir boşluk vardır. Burada kalın bir toprak örtüsü ve içinde bol miktarda iskelet parçaları vardır. Bu mağaranın ne amaçla kullanıldığı henüz bilinmemektedir. İçinde çok miktarda sarkıt, dikit ve sütun gibi damlataş oluşumları vardır. Nem %82, ısı 16 0C’dir. Ayrıca küçük gölet oluşumları olup genellikle kuru bir mağaradır. İnönü Mağarası hem doğal güzelliği hem de tarihi geçmişi nedeni ile ayrı bir öneme sahiptir. MTA Genel Müdürlüğü tarafından 1996 yılında mimari projesi hazırlanmış olup turizme açılması çalışmaları sürdürülmektedir.

11. Kapıkaya Mağarası: Merkez ilçeye bağlı Güneyce Köyü’nün 3 km. güneyinde Kapıkaya Tepesi’ndedir. Toplam uzunluğu 87 m.dir. Muhtemelen tarihi dönemlerde kullanılmıştır. Hacminin çok geniş olması nedeniyle sığınak olarak da kullanılmaya çok uygundur.

12. Güvercinlik Mağarası: Keçiborlu ilçesi Aydoğmuş Köyü Akdağ civarındadır. Kireç taşları içinde gelişmiş bir fay üzerinde oluşmuştur. Sarkıt, dikit ve sütunlarla mağara bölümlere ayrılmıştır. Uzunluğu 65 m.dir. Mağara küçük olmasına karşın damla taş bakımından zengin ve güzeldir. Yol problemi halledilirse turizme açılması uygundur.

13. Uluborlu Obruğu: Kapı Dağının doğusundaki yayladadır. Uzunluğu 42 m.dir. Beyaz renkli kireç taşları içerisindeki kırık boyunca gelişmiştir. Mağaranın girişi 5-6 m. çapında, 18 m. derinliğinde bir kuyudur. Bu kuyunun tabanı yaz aylarında dahi karlar ile kaplıdır. Mağara içindeki ısı 3 0C ve nem de % 78'dir. Soğuk hava deposu olarak kullanılmaya çok uygundur.

14. Peynir İni: Senirkent ilçesine bağlı Garip Köyü’nün 4 km. güneydoğusundaki Obruk Taşı yamacındadır. Uzunluğu 6 m. olup, girişe göre en derin nokta -20 m.dir. Kuyu şeklinde bir girişten sonra mağara yatay olarak bir kırık boyunca devam etmektedir. Ulaşım yürüyerek sağlanır. Dışarıya göre mağara ısısı çok düşüktür. Yöre halkının peynir depolamasından dolayı bu ismi vermişlerdir.

Diğer Mağaralar: İlde yukarıda belirtilen mağaraların dışında turizm açısından değerlendirme ve araştırmaya alınabilecek Sütçüler Taşkapı; Çandır Şahne; Ş.karaağaç Salur ve Öşekçi; Gökdere Damlataş ve Kocakır; Balkırı Kapızini; Tepeli Suini; Yuvalı Belbaşı; Akdoğan Culak; Atabey ile Gönen ilçesi arasında Delikönü; Gönen Yayla Obruğu ile Bozanönü İntepe mağaraları bulunmaktadır. Öte yandan; Dedegöl Dağı’nda 1996 yılında keşfedilen Kuyukuyu Mağarası 832 metrelik derinliği ve 1231 m. uzunluğu ile dünyada en derin mağaralar içinde 118., ülkemizde 2. sırada bulunmaktadır.

e) Su Sporları Turizmi: Eğirdir Gölü su sporları yapmaya elverişlidir. Bunun ilk örneği 27-30 Haziran 1997 tarihlerinde Eğirdir Gölü’nde düzenlenmiş olan Akdeniz Kupası Yelken Yarışları’dır. Akdeniz Kupası Yelken Yarışları’na Akdeniz grubuna dahil, Mersin, İskenderun, Adana, Antalya, Burdur ve Eğirdir takımları katılmış olup, yarışmalar sonucunda ilk iki dereceye giren takımlar, Türkiye elemelerine girme hakkını kazanmışlardır. Bu tür organizasyonların devam ettirilmesi ile faaliyetlerin uluslararası düzeye taşınması mümkün olacaktır



Su Sporları: Paraşüt, jettaki, su bisikleti, su kayağı, banana v.s. faaliyetler Eğirdir Kaleönü liman mevkii, Yeşilada çevresi, Can Ada önü, Kale arkası, Derya Restoran önü, Dolmabahçe park önü, Yazla Plaj mevkii, Altınkum Plaj-kamping mevkii ve Bedre Özel İdare Turistik Tesisleri plaj-kamping mevkii alanlarında plaj emniyet dubaları dışında yapılabilir.



Rafting : Eğirdir ve Aksu çevresinde özellikle bahar aylarında rafting yapmaya uygun akarsular bulunmaktadır. Bu konuda tanıtım ve planlama çalışmaları sürdürülmektedir.

İnanç Turizmi

     Antik Pisidia bölgesi tarih öncesi çağlardan günümüze dek çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere kadar bir çok dine kucak açmış bir bölgedir. Bu bölgenin 2000 yıllık tarihine baktığımızda Museviliğin, Hıristiyanlığın ve daha sonrasında Müslümanlığın yan yana, bazen de iç içe olduğunu görmekteyiz.

Hıristiyanlık dininin yayılmasında siyasi kişiliği ile çok önemli bir rol oynamış olan Hz. İsa'nın 12 havarisinden St. Paul’un Pisidia bölgesinin başkenti Antiocheia'ya gelmesi, burada 2 sene kıl çadır dokuyarak hayatını kazanması ve farklı dinlere inanan insanlara hitap ederek, onlara Hıristiyanlığı anlatması, vaazlar vermesi, bu bölgenin, Hıristiyanlığın beşiği olmasına neden olmuştur. Daha sonra kilise yapımı serbest bırakılınca Antiocheia halkı, St. Paul'un anısına dünyanın ilk ve en büyük kilisesini 325 yılında Aziz'in ilk resmi vaazını verdiği Sinagog üzerine yapmışlardır. Dolayısıyla Hıristiyanlığın bu kadar hızla yayıldığı bölgede Hıristiyanlığı kabul eden rahibeler de kendilerine fiziki konumu nedeni ile Eğridir’in Nis Adası'nı, bugünkü adıyla Yeşil Ada'yı mekan olarak seçmişlerdir. Nis Adası'nın karşısındaki Karabağlar bölgesinin esas isminin Karıbağları olduğu ve rahibelerin bu bölgede üzüm yetiştirip, dünyanın en kaliteli şaraplarını ürettikleri araştırmalarla belirlenmiştir. Ayrıca çok yakın tarihimize kadar gelenek olarak gelen, Eğridir’de 6 yaşından büyük erkek çocukların alınmadığı, sadece kadınların gittiği mesire yerlerinin bulunması dünyanın ilk rahibelerinin Eğirdir Nis Adası'nda yaşadığını göstermektedir.

1402 yılındaki Timur’un saldırısına kadar Nis Adası'nda yalnız kadınlara mahsus 18 adet manastır ve kilise bulunmaktaydı. Timur'un saldırısından çekinen Eğirdir halkı Nis Adası'na sığınmış, bunu fark eden Timur sallar yaptırarak, Nis Adası'na saldırmış ve adadaki manastırları yıkmıştır. Bu tarihten sonra adadaki Hıristiyan rahibelerin bir kısmı başka yere göçmüş, bir kısmı ise Müslüman halkla birlikte uyum içinde yaşamışlardır. Prof. Ramsey ve Bizans tarihçilerinin yazdığı Türk hoşgörüsü ve inançlara karşılıklı saygının bir örneği olarak belirtildiği gibi, halk Nis Adası'nda yaşayan Müslümanların namaz kılmak için fırtınalı havalarda Eğridir’e gitmelerinin zor olduğunu beyan ederek, adadaki kız kiliselerinden birinin Müslümanlara tahsisini 2. Osman'dan istemişlerdir. Padişah Hazretleri Atabey Medresesi’nden konuyu tahkik ettirmiş ve harap durumda olan kız kilisesinin Müslümanlarca tamir edilerek ve yalnız cuma ve iki bayram namazında kullanılmak üzere camiye dönüştürülebileceğine padişah fermanı olarak karar verilmiştir. Bu fermanın aslı Nis Adası'ndaki caminin duvarına asılmıştır. Bu padişah fermanı aşağıdaki gibidir:



“Siddei Saadetime mektuplar gönderip, Eğirdir kasabası ceziresinde (Nis Adası'nda) 18 bab kınısa olup, kenaıs mezkureden (Adı geçen kiliselerden) kız kilisesi demekle maaruf kinisa camii olmak münasip olmakla, kendi mallarıyla, haraba müşerref olan yerlerin tamir edüp, Camii Şerif olmasın rica ettikleri, bildürüp izni hümayunu erzan kılınmıştır. Buyurdum ki, göresin, zikr olunan kınısa müstamel olmayıp, harap ve muattal ise kendi mallarıyla tamir ettürüp ikameti, Salat-ı Cuma ve iydeyn (Cuma ve iki bayram namazı kılınması) ettiresin. Şöyle bilesin, alameti şerifeme itimat kılasın. Hicri 1027, miladi 1618.”



İnanç turizmi açısından Yalvaç ilçesi de büyük bir potansiyele sahiptir. Yalvaç ilçe merkezine 1 km. mesafede bulunan Pisidia Antiocheia antik kentinde bulunan kilise Hıristiyanlarca önemli sayılmaktadır. İ.S. 46 yılında St. Paul ve Barnabas bu kilisenin yerinde bulunan Sinagog’da Hıristiyanlığı yaymak için ilk vaazlarını vermişlerdir. Sonradan burada St. Paul adına bir kilise yapılmıştır. Bu kilise Hıristiyanların yaptığı ilk kilisedir. Bu kilisenin günümüzde yalnız temelleri mevcuttur. Bu bölgede inanç turizmi ağırlıklı bir turizm türü olarak potansiyel taşımaktadır. Son çalışmalarda, Yalvaç St. Paul Kilisesi Turizm Bakanlığınca hazırlanan inanç turizmi kapsamına dahil edilmiştir. Ayrıca Haziran 1997 tarihinde Yalvaç'ta Uluslararası St. Paul Sempozyumu yapılmış olması da bölge turizmi açısından çok önemli bir girişimdir.



Kültür ve Turizm Bakanlığınca Yalvaç'ın Hıristiyan alemi açısından önemli bir hac merkezi olabileceği kabul edilmektedir. Yalvaç'ın iyi bir tanıtımla Efes'ten daha iyi bir konuma gelebileceği düşünülmektedir. Düzenlenmiş olan bu uluslararası sempozyuma Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden 250 profesörün de katılmak istemeleri bölgenin önemini ortaya çıkarmaktadır. Bu potansiyelden Eğirdir ilçesinin de faydalanacağı ve Eğirdir konaklama tesislerinden bölgeye gelen turistlerin yaralanacağı düşünülmektedir. Yalvaç ilçesinin sahip olduğu inanç turizmi konusundaki bu büyük potansiyel Hıristiyanlık dininin kutsal kitabı olan İncil'de yer almaktadır. İncil'in 280'inci sayfasında yer alan “Elçilerin İşleri” başlığı altında Yalvaç ilçesinde yer alan Pisidia Antiocheia antik kentinden bahsedilmektedir. İncil'de yazılanlara göre: İsa çarmıha gerildikten sonra İsa'nın Havarileri Kıbrıs’a gitmişler ve daha sonra da Yuhanna isimli havari diğer havariler ile birlikte Kudüs'e gitmiştir. Paulus isimli havari ise tekrar Anadolu'ya dönerek, önce Pamfilya bölgesine gelmiş daha sonra ise Perge ve en son olarak Yalvaç ilçesinde yer alan Pisidia Antiocheia antik kentine yerleşmiştir. Pisidia Antiocheia antik kentine Paulus isimli bu havari yerleştikten sonra bugün St Paulus kilisesi altında bulunan Sinagog’da Yahudilere vaazlar vermiştir. Hıristiyanlığın yaygınlaşması üzerine MS 325 yılında buraya büyük kilise inşa edilmiştir. Görüldüğü gibi Yalvaç ilçesinin Hıristiyanlık alemi açısından öneminin İncil'de de vurgulanıyor olması Yalvaç ilçesinin önemini ortaya koymaktadır. Çünkü, günümüzde Hıristiyanlar Efes Antik kentine hacı olmak için gelmelerine rağmen İncil'de Efes'ten bahsedilmemektedir. Yalvaç ilçesinin bu durumu çok iyi kullanıldığı takdirde Hıristiyanlık aleminin dikkatleri bu yöreye çekilebilecektir.

KAYNAK: www.isparta.gov WEB.ALINTI.
OPEL SERVİSİ
TURANLAR OTOMOTİV
AVŞARLAR-MÜZİK
FESTİVAL.DÜĞÜN.YARIŞMA.KONSER
Sizin İçin Seçtiklerimiz

koliva.net