Sütçüler

Bir Hatıra

Rıdvan Ertan

Rıdvan Ertan

1955 Yılında Isparta Sütçüler'de doğdu. Sırasıyla Gökçeada İlk öğretmen Okulu, Isparta Eğitim Enst. (Sosyal Bilimler) ve Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih bölümünü bitirdi. Ağrı, Erzincan, Kütahya, Afyon ve Isparta illerinde öğretmenlik ve idarecilik yaptı.

Yaradanına kurban olduğum İlçemizin garibanlarından İsmail Zühtü‘nün Kavağın dibinde bana anlattığı işte sıcağı sıcağına başından geçen derslik bir olay..

Zühtü bundan 15 yıl kadar evel Sütçüler Spor otobüsü ile Isparta’ya maça gider. Ancak dönüşte nasılsa ağabeyi Osman ile birlikte arabayı kaçırtırlar. Daha doğrusu unutulurlar.

Zühtü ve ağabeyi Osman başka vesait olmayınca akşam karanlığında başlarlar yaya yürümeye..Yolda el etikleri hiçbir araba durmaz. İki kardeş tabana kuvvet sabahleyin Eğirdir’e ulaşırlar. Aç, bitkin ve parasız pulsuz şaşkın vaziyette dolanırlarken.. Karşıdan dünkü bindikleri otobüsün geldiğini farkederler.

Otobüs kaptanı Hayri bunları görür ve “Ne arıyosunuz burda hadi binin sizi Ispartaya götüreyim” der..

Isparta lafını duyan iki kardeşin birden sinirleri tepesine çıkar “Git defol Isparta’nda senin olsun Otobüsün de. Enayi değelin bidaha yürüyecek” ..diye ağızlarına geleni söyleyerek uzaklaşmışlar ordan.

Tabi olanlardan habersiz Hayri “Gafayı yemiş bunlar Allah vermesin..” der yoluna devam eder.

Daha sonra iki kardeş rast gelen Tandoğan otobüsüyle ilçeye ancak dönebilmişler. Ve.. ogün bugün Tandoğanlara karşı büyük bir sempati beslemişler.

Zühtüden bu olayı dinleyince.. Yıllar önce öğrencilerimle gezmeye gittiğim Eğirdir de hemşehrimiz Dönerci Mustafa ULUDAĞ’ın anlattıklarını hatırladım.

– Hocam bir sabah erkenden lokantama gariban iki insan geldi.Çok acıkmışlar paralarıda yokmuş.

– Sordum Sütçülerliyiz. dediler çıkartamadım.

ÇOK ACIKMIŞLAR PARALARI DA YOKMUŞ. KARINLARINI Bİ GÜZEL DOYURDUM ÇEKİP GİTTİLER Bİ DAHA UĞRAMADILAR.. İnanırmısın normalde akşama yakın biten astığım koca döner o gün öğleyin tükeniverdi.

-Yıllar oldu ben memleketten ayrılalı. Ama Sen tanırsın. diyerek tarif etmeye çalıştı.

O gün bir türlü çıkartamadığım bu iki insan şimdi hatırladığım kadarıyla Zühtü ve kardeşi Osman dan başkası olamaz.

İki kardeş belliki o sabah aç susuz çekinerek.. tesadüfen bu ilk görüp te yanaştıkları, açık lokantanın Sütçülerli olması, ne kadar ilginç değil mi?

Zühtü şimdi her zaman olduğu gibi yine kavağın dibinde dört gözle hemşehrilerini bekliyor. Bu anıyı dilerseniz masanıza uğrayınca ikram edeceğiniz çayını içerken kendisinden dinleyin olmaz mı?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ